
Top mermisiyle açılmış delikler gibi durmakta.

Ama yandaki duvara (sağdaki) bakarsanız o maalesef define avcılarının korkunç çalışmalarının eseri bir tarih ancak bu kadar tahrip edilebilir.

Ufukta Soysalı köyü gözükmüyor ama iki kilometre mesafede. Ufuk çizgisinde. Kalenin batı cephesini oluşturmakta . Cumhuriyet yıllarının başında buralar ormanlarla kaplı imiş. Soysalı köyü halkıda kalenin güney kısımlarında kalırlarmış. Daha sonraki yıllarda şimdiki yerlerine taşınmışlar . aslında hikaye öncelere dayanıyormuş. Bu kesimler ormanlarla kaplı iken Osmanlı imparatorluğu döneminde 1800 lü yıllarda köylüller ayrılıp karşıya geçmişler. İşgal yıllarında oradalarmış. fransızlara karşı çok savaşlar vermişler. Köyde bir hikaye anlatır, Ertuğtul Avcı; Fransızlar bir müfreze göndermişler, kaçakları arıyorlarmış, köylülere sormuşlar, tabii köylüler söylermi ama başka bir şey yapmışlar köyün batısındaki çentik vadinin içindeki ormanlık bölgeye kaçtı demişler, Fransızlar oraya yönelince de , bizimkiler zibilliğin içindeki silahları çıkarıp arkadan sarmışlar böylece bir çok Faransız müfrezesini yok ettiler der.

Yıkımın şiddeti burada daha fazla.

Kuzeye bakan bu tarafta Sağkaya Kasabası daha net görünmektedir.

Geriye döndüğümüzde arkamızda böyle bir görüntü çıkıyor.

Aynen bu görüntüde de güneye bakınca görülenler.

Batı cephenin surlarının yıkılmaya başladığı son nokta.

Gayet sağlama kalabilen bölümlerden bir tanesi. Surların içerisindeki mazgal delikleri gayet sağlam kalabilmiş.
Yukarıdan ne kadarda korkunç bilemiyorum. Ama resmi çekerken çok zorlandığımı söylemeliyim. Aşağıdan üzerime gelen müthiş bir rüzgar vardı.

Aynı noktadan doğuya döndüğümüzde karşımıza giriş kapısı ve sarnıç gelmektedir.

Bu bölüm kalenin içindeki avlu, yine doğuya bakan kısmı. |